Biyoistatistik Nedir Tıpta? Bir Hastanede Geçen Gecenin Ardında
Hayatımda bazı anlar var ki, dönüp bakınca tıpkı bir film sahnesi gibi gözümün önünden geçiyor. Birkaç saniyelik bir görüntü, o kadar yoğun duygularla yüklüydü ki, günlerce etkisinde kaldım. Biyoistatistik, tıptaki anlamını ilk kez gerçekten hissettiğim anlardan biri, o anları yaşarken kafamda dönüp duruyordu. Bir hastanede, gece nöbeti tuttuğum o gecede, “Biyoistatistik nedir tıpta?” sorusunun anlamını gerçek anlamda anladım.
O Gece: Kayseri’nin Soğuk Hastanesi
Kayseri’de bir hastanenin acil servisinde gece vardiyasındaydım. Zaten yorgundum; sabah erken saatlerde başlayan bir günün ardından, geceyi de burada geçirecek olmak moralimi biraz daha bozmuştu. Bir hasta yataklarında uyuyordu, başka bir hastanın durumu ağırlaşmıştı, bir başkasıysa her şeyin yolunda olduğunu sanarak geldi. Bu sırada, nöbetçi doktorlar, hemşireler ve güvenlik görevlileriyle birlikte uzun saatler süren bir bekleyiş içindeydik. O sırada başımda bir kafamı kurcalayan soru vardı: Biyoistatistik nedir tıpta?
Bunu ilk duyduğumda, gerçekten ne kadar kafa karıştırıcı bir kavram olduğunu düşünmüştüm. İstatistik mi? Tıp mı? Ama her iki alanın da birleşebileceği bir noktayı nasıl kavrayabilirim ki? İnsanlar hastalanıyor, tedavi ediliyor ama bu tedavi sürecinin arkasında sayılar, veriler ve hesaplamalar vardı. Ama işin daha derinlerine inmeden bu geceyi atlatmak zorundaydım.
Bir Hastanın Hikâyesi: Sayılarla Yüzleşmek
Bir süre sonra, o geceye dair bir olay beni sarsmaya başladı. Yaşlı bir kadın, çok yorgun ve solgun bir şekilde geldi acil servise. Hemen doktorlar müdahale etti, ama durumu gerçekten çok kötüydü. Sadece yaşlılık değil, kalp ve böbrek sorunları da vardı. Birkaç test yapıldı, kan tahlilleri alındı. Ardından bir anons duyuldu: “Hasta için acil biyoistatistik verileri gerek.” O an, zihnimde bir kıvılcım çaktı. Biyoistatistik nedir tıpta sorusunun cevabını aramaya başladım.
Yapılan testlerin sonucuyla birlikte doktorlar, hasta için bir tedavi planı oluşturdu. Evet, bu kadın o an bir istatistik değil, bir insandı. Ama aynı zamanda tıbbın bir parçasıydı. Sonuçlar, veri analizi ve daha büyük hastalık örüntülerinin hesaplanmasıyla birleştiriliyordu. Tıpkı bir denklem gibi, sağlık sorunları sayılarla ölçülüp belirli desenler oluşturuluyordu. Hangi tedavi en etkili olacak? Ne kadar süreyle tedavi uygulanmalı? Kaç hasta benzer bir durumda ve nasıl iyileşmişti? Bunlar, hepsi istatistiksel verilere dayanıyordu. Bu, o an benim için büyük bir uyanıştı.
Biyoistatistik: Sayılarla Tanışmak
Bir başka hasta geldi, yaşı benden küçük ama durumu çok kötüydü. Karaciğer yetmezliği vardı ve tedavi edilmezse ölüm riski bulunuyordu. O hasta da bir sayıya, bir veriye dönüşüyordu. Kendi hayatının, tedavi sürecinin her bir saniyesi, bir dizi hesaplamanın sonucuydu. Doktorlar, bu verileri çok dikkatli bir şekilde incelediler. Her bir müdahale, her bir ilaç dozu, hastanın yaşamını kurtarmak için hesaplanmış bir sayıya dayanıyordu. O an, biyoistatistiğin tıpta ne kadar hayati olduğunu tam olarak hissettim.
Veriyle yapılan bir analizle, bu tür ölümcül hastalıkların nasıl tedavi edilebileceği hesaplanabiliyordu. Bir hasta, istatistiksel modellere göre tedavi edilmeden önce, bu modeller üzerinden ne kadar zaman içinde iyileşebileceği, hastalığının seyrinin nasıl gideceği tahmin ediliyordu. Biyoistatistik, tıptaki sağlık yönetiminin temel taşıydı. Her şey hesaplanabilir, gözlemlerle şekillendirilebilirdi. Hastanın geçmişteki sağlık durumu, genetik faktörler, çevresel etmenler; bunların hepsi bir araya getirilerek, kişiselleştirilmiş bir tedavi planı ortaya çıkıyordu.
Hayal Kırıklığı ve Umut
O gece, biyoistatistiğin ne kadar önemli bir şey olduğunu anlamama yardımcı oldu, ama yine de hayal kırıklığı yaşadım. Bir taraftan, tıbbın gelişen yönlerine hayran kaldım. Sayılarla, verilerle hastaların yaşamları iyileştirilebiliyordu. Ama bir taraftan da, bu verilerin bir hasta için sadece bir sayı, bir model haline gelmesi… İşte bu kısmı zorlayıcıydı. O kadının gözlerinde gördüğüm hayatta kalma arzusuyla bu sayıları düşündüm. İnsanlar, hayatlarını kurtarmak için istatistiklere dayanıyordu, ama bir insanın hayatı ne kadar sayı olabilir ki?
Biyoistatistik nedir tıpta sorusunun cevabı, sadece bir alanın içine sıkışacak bir şey değil. Biyoistatistik, insanların yaşamını daha iyi hale getirmek için kullanılan bir araç. Ama onu bir insan olarak hissetmek ve içinde yaşadığımız bu sistemi anlamak bir o kadar da zorlu. Sonunda, her şeyin bir denklem olmadığını, hayatın bazen hesaplanamaz olabileceğini fark ettim.
Sonuç: Bir Sayıdan Daha Fazlası
Kayseri’nin soğuk hastanesinde geçen o geceyi hep hatırlayacağım. O gece, biyoistatistiği sadece bir terim olarak değil, her bir hastanın yaşam mücadelesiyle birleşen bir güç olarak gördüm. İnsanlar birer sayı olmaktan çok daha fazlasıdır; fakat bir bilim dalı, her bir hastanın hayatını kurtarmak için bu sayıları ve verileri kullanabilir. Gelecekte, belki de biyoistatistik ile sağlıkta daha büyük başarılar elde edilecek, ama bir şeyi unutmamak gerek: Her bir sayı, bir insanın yaşamı için bir fırsat olabilir.
Biyoistatistik, tıpta, insanları yalnızca verilerle değil, umutla, hayatla ve duygularla da anlayabilmek için var.