Kur’an’ı Anlamak İçin Ne Yapmalıyım? (Ama Ciddi Ciddi)
Evet, bunu kabul ediyorum: Hepimiz bir noktada “Kur’an’ı anlamak için ne yapmalıyım?” sorusunu kendimize sorduk. Hadi, kimse burada “Ben hiç sormadım!” demesin, çünkü bu soru illa ki bir şekilde kafanıza takılmıştır. Belki ciddiyetle, belki de biraz kafa karıştırıcı bir şekilde. Kimisi bir göz attı, kimisi derinlemesine inmek için yıllarca uğraştı. Ama bana sorarsanız, bu iş, “Bir anda her şey çözülecekmiş gibi” bir kafa karışıklığıyla başlıyor. “Hadi, bugün de biraz Kuran okuyayım” deyip oturduğunda, sanki hayatının en önemli sınavını vermeye hazırlanıyormuşsun gibi hissediyorsun.
Ama endişelenme! Ben de o yolda yürüdüm, biraz gülerek, biraz düşünerek. Hadi bakalım, başlayalım.
1. Adım: Gerçekten Biraz İstekli Olmak
Hadi bunu dürüstçe konuşalım: Eğer Kur’an’ı anlamak için oturup okumaya karar verdiyseniz, ilk adım istekli olmak. Bu iş biraz içsel bir motivasyon gerektiriyor. Hani bazen “Bir saat kitap okuyayım” deyip, 10 dakika sonra “Aa, YouTube’a bir göz atayım” diye kaybolan kişiler var ya, işte o tuzağa düşmemek lazım.
Örneğin, geçen gün bir arkadaşım bana şöyle demişti: “Yavaş yavaş okumaya başlamak en iyi çözüm.” Ama ben buna biraz tembelce baktım çünkü “Yavaş” kelimesi bana biraz “Zihinsel spora gitmeye benziyor” gibi geldi. Ne de olsa zamanla, yavaş yavaş her şeyin üstesinden gelirsiniz. Bu yüzden, bazen gerçekten sabırlı olmak gerek. Bir anda anlamak için acele etmeyin, çünkü o zaman, gerçekten anlamadığınızı fark ediyorsunuz. (Sonra da “Ya ne yapıyorum ben?” deyip bıraktığınızda yine aynı döngü başlıyor.)
İç Ses: “Ya ama ben, hemen her şeyi öğrenmeliyim! Hayat kısa, ne yapayım?!”
2. Adım: Araştırmak ve Soru Sormak
Tamam, araştırmak dedim, ama aslında bu sadece ‘Google’a soru sormak’la sınırlı kalmamalı. Hani bir ara “Kuran’ı tam olarak anlamak için ne yapmalıyım?” diye Google’a yazdım da, çıkmadık video bırakmadım. “Kuran’a nasıl daha yakın olunur?” başlıklı videolar mı dersin, “Rüya tabirleri” mi… Allah aşkına, hangisi daha faydalı olur ki? Ama şaka bir yana, gerçekten yanıtları bulabileceğiniz doğru kaynaklar çok önemli.
Bir yerden başlamak istiyorsanız, önce kendinize şu soruyu sorun: “Bu sorunun cevabını gerçekten arıyor muyum?” Aradığınızda, sormaktan korkmayın. Çünkü anlamadığınız şeyleri sormadan öğrenemezsiniz. Bir hocaya danışın, bir arkadaşınıza ya da bir uzmana. Mesela geçen hafta, bir arkadaşıma şöyle demiştim: “İşte, Kuran’ı anlamak için ne yapmalıyım?” O da dedi ki, “Bana da soruyorsun, ben de bilmiyorum!” Ama o an şunu fark ettim: Soru sormak, aslında sorunun cevabını bulmaya başlamaktır.
İç Ses: “Ya kardeşim, ben de bir şey sormayacak mıyım? Ama her şeyi ben çözmek zorunda mıyım?”
3. Adım: Anlamaya Çalışmak, Sadece Okumamak
Burada “Kuran okumak” ile “Kuran’ı anlamak” arasında ince bir fark var. Yani, “gelişigüzel çalakalem okumak” ile de bir yere varılmıyor. Hepimiz okuduğumuzu düşünürken, bazen kafamızda dönüp duran bir cümleyi anlamadan ilerleyebiliyoruz. Örneğin, geçenlerde bir ayeti okudum ve üzerine bir şeyler düşündüm. Gerçekten düşündüm, kafamda dönüp döndü, sonra bir arkadaşım gelip: “Abi, burada ne yazıyor?” dedi. Bir anlık şok oldu. “Hah! Ben ne okudum?” dedim. Yani, anlayarak okumak çok önemli.
O yüzden bazen biraz daha derinleşmek gerek. Mesela bir tefsir kitabı açıp, bakın ne diyor. Her cümleyi sindirerek okumak, anlamı daha iyi kavramaya yardımcı olur. Kendi yaşamınızla bağdaştırarak, daha dikkatli düşünerek okumak çok önemli. Bu arada, unutmayın, bu süreç bazen oldukça uzun olabilir.
İç Ses: “Anladım… Demek burada da biraz sabır işi var. Hadi bakalım, bir adım daha atıyorum!”
4. Adım: Pratik Yapmak (Evet, Bu Gerçekten Gerekli)
Evet, belki de en önemli adım burası. Pratik yapmak. Kur’an’ı anlamak için sadece bir kez okumakla yetinemezsiniz. Tıpkı dil öğrenmek gibi, tekrar tekrar üzerine gitmek gerek. Her okuma, her tekrar, yeni bir anlam katabilir. Zamanla o “aha” anları geliyor. O anlar ki, sanki Kuran sana yeni bir kapı açmış gibi hissediyorsun.
Geçenlerde bir arkadaşım bana dedi ki: “Ya ben hep kısa sureleri okumayı seviyorum, kolay.” Dedim ki, “Evet, ama kısa sureyi anlamak, bazen daha derinlere inmekten daha zor olabilir.” Hani bazen her şeyin derinliğine inmek gerekiyor. Her okuduğunuzda, biraz daha fazla anlamaya başlıyorsunuz.
5. Adım: Sabırlı Olmak
Son olarak, sabır çok önemli. Eğer Kuran’ı anlamak için ne yapmalıyım diye soruyorsanız, sabırla ilerlemeniz şart. Her şeyin hızla öğrenilmesi mümkün değil. Hadi itiraf edelim, bazen her şeyin hemen anlaşılmasını istiyoruz, ama o “ah” anı bazen uzun zaman alabiliyor. Kuran, sabırlı bir yolda, yavaşça öğrenilecek bir şey. Biraz sabır, biraz emek.
İç Ses: “Evet, sabır! Belki bu kadar aceleci olmamalıyım. Ama ama… Ne kadar daha bekleyeceğiz?”
Sonuç: Kuran’ı Anlamak İçin Ne Yapmalıyım?
Sonuçta, Kuran’ı anlamak için ne yapmalıyım sorusunun cevabı çok basit aslında: Sabırlı olmak, doğru kaynaklardan araştırmak, sorgulamak, düşünmek ve tekrar tekrar okumak. Tıpkı hayatın diğer alanlarında olduğu gibi, anlamak bir süreçtir ve her adımda biraz daha yaklaşırız. Ama unutmayın, en önemlisi içten bir istekle başlamak. Eğer istekliysek, her şey bir şekilde anlam kazanır.